Genç nesil, “Bir Delinin Hatıra Defteri”ni Genco Erkal’dan izleme şansına erişemedi. Bu açıdan kendini şanssız hissedenler de yok değildi ama birçoğu hâlâ umutluydu. Tekrar sahnelenmesinin olanaksız olacağı ihtimalini göz ardı edip bir ihtimal, belki bir gün yeniden sahnelenir, diye bekleyen umutlu çoğunluğa ben de dâhildim. Peki, neydi oyunu bu kadar popüler kılan? Oyunu yıllardır Genco Erkal’dan izlemeyi beklemenin nedeni neydi? Bunun cevabı için öncelikle oyundan biraz bahsetmek gerekiyor.

“Bir Delinin Hatıra Defteri”, Rus yazar Gogol’ün bir hikâyesi. 1842 yılında yazılmış eser, sıradan bir memurun aklını kaybetme sürecini anlatıyor. Gogol’ün gerçekçi kalemi, ironik bir anlatımla bütünleşince ortaya “Ölü Canlar” kadar ses getiren eseri “Bir Delinin Hatıra Defteri” çıkıyor. Hikâye, Rusya’nın o dönemdeki siyasi ve sosyal sıkıntılarını konu ediniyor. Sıradan bir memurun üst sınıfa olan hayranlığının ve aynı zamanda öfkesinin hem aşk hem kariyer açısından deliliğe dönüşü adım adım anlatılıyor. Gogol’ün dönemin Rusya’sını anlattığı hikâyesi günümüzde de sosyal ve siyasi dengenin o zamandan çok da farklı olmadığını gösteriyor. 19. yüzyılın Rusya’sında yazılan eserin 21. yüzyıl Türkiye’sinde aynı etkiyi yaratıyor olması, kuşkusuz Gogol’ün yazınsal başarısından geliyor.

Ve perde…

Genco Erkal hayatını tiyatroya adamış bir sanatçı. O tiyatroya ömrünü, tiyatro da ona ömür vermiş… Bir röportajında kendini 25-30 yaşında hissettiğini söylüyor ama ayıp olmasın diye 40’ta karar kılıyor.  Şaşmamak gerek doğrusu; bu 25 yaş enerjisini 1 saat 20 dakika süren tek perdelik oyunu izlerken anlıyorsunuz. Sanat aşkını gözünden, sesinden, mimiklerinden, şakaklarına inen terden anbean hissediyorsunuz.

Perde açıldığında sefil bir otel odasında, sefil birkaç eşyanın içinde kahramanımız Poprişçin’i kendi kendine konuşurken buluyoruz. Poprişçin 9. dereceden bir memur. İş dışında özel işlerini de yaptığı genel müdürün kızına âşık, kızı ise soylu bir adama… Platonik bir âşık ve alt sınıfa ait olması onu karmaşık bir insana dönüştürüyor. Yalnızlığın yarattığı sevgisizlik, bir işe yaramama düşüncesi, üst sınıfa hayranlık ve aynı zamanda öfke duyma onu delirme noktasına getiriyor.

Her gün masasına usulca oturup defterine bu öfkeyi aktarıyor. “Tarih 49 Şubat…” Bazen müdüre hayran bazen öfkeli, bazen işine sadık bazen kaygısız, bazen ümitli bazen umutsuz oluyor. İçinde taşıdığı “Poprişçin” sayısı çoğaldıkça hayattan o kadar kopuyor. Sevilme ve önemsenme arzusu, içinde büyüdükçe büyüyor. Kendini küçücük odasında İspanya kralı ilan ettiğinde hayatındaki en büyük başarısını elde ediyor. Zafere ulaştığını düşündüğü anda ise sona yaklaştığını fark edemeyecek kadar aklını kaybediyor.

Bir “Delinin Hatıra Defteri” tepeden tırnağa usta ellerin değdiği, sanatı iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir oyun. Uyarlama çevirisi Coşkun Tunçtan’ın, sahne tasarımı Duygu Sağıroğlu’nun, müzik Mete Sakpınar’ın, kostüm Özlem Kaya’nın ellerinden çıkıyor. Genco Erkal, soluk almadan oynuyor, bize de bunun keyfini çıkarmak kalıyor. “Bir Delinin Hatıra Defteri”nin 53. yılında Dostlar Tiyatrosu ile pek çok seyirciyle buluşmaya devam edecek.

Konya’da Gezilecek Yerleri Sizin İçin Araştırdık

İç Anadolu Bölgesi’nde yer alan Konya, sadece yüzölçümü ile değil, tarihiyle de dikkatleri üzerine çekiyor. M.Ö. 7000’li yıllardan itibaren birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan kent, zaman içerisinde kültürel açıdan eşine az rastlanır zenginliğe sahip olmuş. Bir...

Nevşehir’de Gezilecek Yerler ve Bilmeniz Gerekenler

Nevşehir, Orta Anadolu'nun en çok turist ağırlayan şehirlerinin başında geliyor. Bunun en önemli nedeni ise Kapadokya gibi bir doğa harikasını içinde bulundurması. Kapadokya'nın nam salan peri bacaları dışında da, Nevşehir'de görülmesi gereken pek çok tarihi ve doğal...

Tatil Rotanızı Sizin İçin Hazırladık

2019 yılında çok fazla tatil günün olması ile birlikte bu fırsatı uzun süredir bekleyen deneyimli gezginler, tatil hazırlıklarıyla ilgili son detayları netleştiriyor. Yaz aylarında evde oturmak istemeyen ama henüz seyahat planı yapmayan bazı gezginler ise hala nereye...

Ramazan Ayında İstanbul’da Ziyaret Edilecek 10 Yer

Yılın sabırsızlıkla beklenen zamanlarından biri hiç kuşkusuz Ramazan ayı. Sevdiklerimizle birlikte yapılan iftarlar ve sohbet dolu misafir sofralarının özlemi çekilirken, kutsal yerlere yapılan ziyaretler de Ramazan ayının hevesle beklenme sebeplerinden biri....

2019 Resmi Tatil Günleri

İş hayatının yoğunluğu ve günlük yaşamın koşuşturması derken, tatil planı yapmak zorlayıcı olabiliyor. Vize ve finallerle uğraşan öğrenciler yaz tatilini iple çekerken, çalışanlar sınırlı yıllık izinlerini nasıl değerlendireceklerini düşünüyorlar. Bu noktada resmi...